ŞU ANDA OKUDUĞUNUZ İÇERİK

Değişen Bir Şey Yok

Değişen Bir Şey Yok

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” dediler. Hakkını vermeli etkileyici bir söz.

Ancak…

Gün battığında insanoğlu karanlıkta idi. Ateşi buldu, aydınlandı. Yağ kullandı, aydınlandı. Gaz kullandı aydınlandı. Elektrik kullandı aydınlandı. Şimdi birçok başka teknolojiyle aydınlanıyor. Yine de aydınlanma ihtiyacı hiç değişmedi.

Kendini bildiğinde insanoğlu çıplaktı. Mahçuptu ve savunmasızdı. Post buldu, üstüne aldı. Çul yaptı, bedenine doladı. Kaftan, zırh giydi, takım elbise, döpiyes dikti vücudunu kapattı. Şimdi farklı iklim ve kültürler bir tarafa, her anında yeni bir tarzda giyiniyor. Yine de örtünme ihtiyacı hiç değişmedi.

Dünya büyük, insanoğlu pek küçüktü. Çarık yaptı ve yürüdü. Tekerleği buldu, ayağını yerden kesti. Otomobil, uçak, trenle mesafeleri neredeyse ortadan kaldırdı. Şimdi bırakın ülkelerin, dünyaların sınırlarını bile anlamsız kılacak türlü şekillerde seyahat ediyor. Yine de ne kavuşma ne de keşfetme arzusu hiç değişmedi.

İnsanoğlu aydınlandı. Hatta gün ışığından daha şatafatlı şehirler inşa etti. Akıl çağında yıktığı büyülerin yerine neonların sihrini ikame etti. Bunu kurabilmek ve yaşatabilmek için gerekli kaynakları, başkalarının topraklarından, onların kanı bahasına getirmekten çekinmedi. Bunun için can aldı ve bu huyu hiç değişmedi.

İnsanoğlu örtündü. Hatta giydikleri üzerinden kimlikler inşa etti ve statüsünü böylece anlattı. Geçmişin kaybolan aristokratik ünvanlarını ipekli kumaşlar yetmediğinde altınlar ve pırlantalarla, türlü takılarla ihya etti. Kendi üstündekini daha alımlı yapmak için ötekinin üstündekini çıkarmaktan çekinmedi. Başkasının hakkına el attı ve bu hiç değişmedi.

İnsanoğlu bir yerden bir yere gitti. Kendisini ari ırk kabul etti, evrimde ara sınıf gördüğü farklı renklerde insanları köle etti. Sonra dönüp kendi etrafında yeterince zenginleşememiş olanları zincire vurdu. Daha iyi sömürmek için kendi topraklarına taşıdıkları başlarına dert olduğu gün ise, biz size gelmeye devam edelim ama siz bize bulaşmayın, artık gelmeyin deyiverdi. İçindeki tahakküm etme arzusu hiç değişmedi.

Ne tutku, ne hırs, ne şehvet ne de ihanet hiç değişmedi…

Ancak bütün bu çirkinliklerin yanında, güzelin ötesinde güzelliğe duyulan iştiyak, hayatın anlamına yönelen bilgece bir yol tutmak, sevmek, saymak ve paylaşmak da hiç değişmedi. Düşenin elinden tutmak, yetimin saçını okşamak, açın karnını doyurmak hepsi dün ne idiyse bugün de var olmaya devam etti. En güzeli, aşk hiç değişmedi. Bu nedenle toplumda ve ekonomide geçerli bilginin değişimi bugün saatlerle ifade edilse dahi, insanı insan yapan özden bahseden asırlık sözler hiç değişmedi.

Bir süredir yeni yazılarla karşınıza çıkamadık. Bugün yeni bir başlangıç yapıyoruz ve sizlere yeniden merhaba diyoruz. Uzak kaldığımız süre zarfında ne bizde, ne de Medeniyet ve Kültür Araştırmaları Merkezinde değişen bir şey yok. Değişmeden yenilenmek daha fazla güçlenmektir.

Bu sayfalarda yine bütün değişimlere inat, değişmez olandan bahsedeceğiz. Yine arayışında olduğumuz anlamı kendi köklerimizde bulmaya çalışacağız. Ve belki de yine, sadece aslımızda olanı hatırlamaya gayret edeceğiz, öndekilerin ayak izlerini arayacağız. Bir işin nasıl yapıldığı, her zaman için farklı dönemlerde başka biçimlerde olmuştur. Ancak işin taşıdığı öz her zaman diriliğini korumuştur. Nasıl ki dünyayı tutan gaflet direkleri insanın tabiatında değişmeden duruyorsa, o direkleri yıkacak tohumlar da aynı özde saklanmaya devam edecektir. Bu ikisi arasındaki mücadele, değişim efsanesi altında gizlenmiş, üzeri kapatılmıştır. Yapılacak iş bu örtüyü kaldırmak ve kendi hakikatimizle yüzleşmektir.

Değişken olan geçici olandır. İnsan yüreği ise her şeyi içine alacak genişlikten yoksundur. Toplumsal, ekonomik, siyasi değişimler her ne kadar gündeliğimizi çıkarmamız, güvenliğimizi tesis etmemiz için kaçınılmazsa da, değişmez olanı görmek, tasnif etmek ve yakışanı takip etmek kendimize olan borcumuz, bir zaman bağlandığımız ahde, vefa ve sadakat göstermemizdir.


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

INSTAGRAM
Bizi Tanıyın