ŞU ANDA OKUDUĞUNUZ İÇERİK

Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri

Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri

(16. Yüzyıldan Günümüze Ekonomik Değişim ve Askeri Çatışmalar)

Yazar: Nurettin Özer

Bazı kitaplar vardır, ilk yazıldığı andan itibaren önemini hiç kaybetmez; hatta gitgide başka çalışmalar için temel kaynak haline gelir. Bu türden kitapların ortak en önemli özelliği, yazıldığı alanla ilgili büyük bir boşluğu doldurmalarıdır. Konu, uluslarası ilişkilerin değişken ve neredeyse gündelik zemini olunca, durum daha da zahmetli hale gelir. Olaylar çabuk soğur, ilişkiler eskir, bugünün dünyası yarına anlamsızlaşır. İşte, Amerikalı uluslararası tarih, strateji ve diplomasi uzmanı Prof. Paul Kennedy’nin bu derin ve hacimli çalışması da, sürekli değişkenlerin dünyasında değişmeyenleri ortaya koyması bakımından böyle bir başucu ve temel kaynaklardan. Sekizyüz sayfalık kitabın, not ve kaynakçaları içeren son bölümünün yüzelli sayfayı bulması çalışmanın ciddiyetini ortaya koyması bakımından dikkate değer. Ancak bu ağırlığa rağmen işin sevindirici yönü, kitabın dilinin sade, akıcı ve konuların ilgi çekiciliğinden ötürü, aynı zamanda sıradan bir okura da hitap edebilecek nitelikte olması. En azından iç ve dış politika konusunda söz almak isteyenleri slogan seviyesinden kurtaracak, fazlasıyla yukarı çekecek bir çalışma.

Yazar, kitabın amacını şöyle ortaya koyar: “Bu kitap, modern yani Rönesans sonrası dönemdeki ulusal ve uluslararası güç konusunda yazılmış bir kitaptır. Amacı, Batı Avrupa’nın yeni monarşilerinin kurulmasından ve okyanusötesi, global devletler sisteminin başlangıcından bu yana geçen beşyüz yıl içinde, çeşitli büyük güçlerin, birbirlerine kıyasla, nasıl yükselip çöktüklerini izlemek ve açıklamaktır… Kitabın ilgi odağını oluşturan, ululslararası sistem içinde önde gelen devletlerden her biri hem zengin hem kuvvetli olmak (ya da hem zengin hem kuvvetli olmayı sürdürmek) üzere, varlığını ve gücünü arttırmaya çabalarken, ekonomi ve strateji arasında görülen etkileşimdir.” Kitabın on sayfayı bulan önsözü bile yazarının ortaya koyduğu değişmez olguları serdetmesi bakımından çalışmanın içeriği kadar önemlidir. Burada, askeri çatışmaların ekonomik değişiklerle beraber incelendiği bilgisini verildikten sonra, büyük güçlerin yükseliş ve çöküşlerinin, askeri savaşlardan önce ekonomilerinin öbürüne oranla yükseliş veya çöküşlerinin bir sonucu olduğu belirtilir. Bundan dolayı bir devletin gücü, savaştaki çatışma kadar, barış sırasındaki çabalarına da bağlıdır. Yine Kennedy, ulusların nisbi güçlerinin hiçbir zaman değişmeden kalmayacağını, bunun başlıca sebebinin de farklı toplumlar arasındaki eşitsiz büyüme hızları ve bir topluma bir diğerinden daha büyük yarar sağlayan teknolojik ve yapısal atılımlar olduğunu söyler. Kitap, modern tarihteki savaşlar ve büyük olayların anatomisinin çıkartılarak, ortaya konan bu olguların desteklenmesi için yazılmış gibidir.

Kennedy ayrıca ve açıkça, devletlerin canlı organizma gibi ölümlü olduklarını, en güçlü oldukları zamanda bile ölüm belirtilerinin başladığını ve en önemlisi, askeri güç olmanın öncelikle ekonomik güç olmaya bağlı olduğunu bilimsel veri ve istatistiklerle ortaya koyar. Dolaysıyla Kennedy’nin anlattığı tarihin mantıksal sonucu, “Güçlü ülke, güçlü ordu’dur. Bir başka büyük sonuç ta, dünyada devletlerarası güç dengelerinin statik olmayışıdır. Yani hiçbir denge kalıcı değildir ve bir devlet, gücünün en üst seviyesindeyken, diğer taraftan yeni güç odakları çoktan belirmeye başlamıştır.

İspanyolların denizler üzerindeki hakimiyetinin başlangıç ve bitişi, Fransız ihtilali ve Napolyon savaşları, Prusya ve sonrasında Almanya’nın oluşumu, Amerika’nın bağımsızlık savaşı ve iç savaşı, Rusya’nın yükselişi, Büyük Britanya’nın yükseliş ve çöküşü, Japonya’nın çıkışı, Çin’in ayak sesleri, büyük dünya savaşları, soğuk savaş ve iki kutuplu dünya düzeni ve yeni oluşmaya başlayan bloklar… Burada anlatılan, modern dünyanın bütün değişim ve dönüşümleriyle birlikte makro plandaki görünümüdür. Anlatının ön planında askeri çatışmalar varken, arka fonda hep bu katmanlar arası hareketler izlenir. Diğer yandan, her bir önemli savaş ve çatışma, buna sebebiyet veren asıl etmenlerin gözler önüne serilerek –bu etmenler kısaca ve açıkça, rekabetçilik ve çıkar çatışmasıdır- ayrıntılarda boğucu olmayan bir tarzda incelenir. Kitap, bu gibi yönleriyle askeri tarihçiliğin sınırlı bakışından ayrılır.

Fakat kitabın asıl başarısı, cephedeki savaşlar kuş bakışı anlatılırken, aynı anda cephe arkasındaki duruma ayna tutulmasıdır. Burada, ülkenin yada bloğun esas gücünü belirleyen unsurların diğer çatışan ülkeyle ya da blokla mukayesesi yapılır ve yenginin kimin tarafında olduğunun resmi çekilir. Geçen yüzyıllar için bu unsurlar, sanayiinin ana elemenleri olan kömür ve çelik üretimidir misal. Beri yandan, savaş sırasındaki askeri araç ve teçhizat durumları da, yine ülkelerin ekonomisine koşut olarak mukayeseli olarak verilir. Böylece biz, savaşlar sırasında –o zamanlar için günlük- savaş uçağı üretimi fazla olanın, diğerine havada hakimiyet sağlayacağını rahatlıkla anlayabiliriz. Örnek olarak, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın savaş uçağı üretimini günbegün arttırmasına rağmen, rakip ülkelerin de bunu misliyle karşılamasından ötürü, bu mücadeleyi kaybetmesi gibi. Veya yine aynı savaşta, Alman tanklarının vurucu gücüne karşın Rusların daha çok tank üretme başarısı gibi. Veya Amerikan İç Savaşı’nda, sanayileşmiş Kuzey’in askeri sanayiide de devleşmesi sonucunda, tarımsal ekonomiye sahip olan Güney’in kaçınılmaz yenilgisi gibi. Ki bu son denilen, Amerika’nın daha sonra büyük bir askeri güç olarak dünyaya çıkmasına da neden olan temel olgudur. Bütün bunlardan dolayı, kitapta sıklıkla yer alan ekonomik veri ve istatistikler normal karşılanmalıdır.

Sonuç olarak, Kennedy’nin bize anımsattığı şey, savaş potansiyelinin dünya üzerinde hep var olduğu gerçeğidir. Ne de olsa devletler için barış, savaşa hazırlık döneminin adıdır.

Büyük Güçlerin Yükseliş Ve Çöküşleri, Paul KENNEDY

Türkiye İş Bankası Yayınları

Çeviren, Birtane KARANAKÇI


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

INSTAGRAM
Bizi Tanıyın