ŞU ANDA OKUDUĞUNUZ İÇERİK

Diri(l)iş Nerede Başlar?

Diri(l)iş Nerede Başlar?

Yüz elli yılı aşkın bir süredir tartışıyoruz, konuşuyoruz, tespitler yapıyoruz. Hatta zaman zaman teşhiste mutabık kaldığımız ortak kabul görmüş noktalara da ulaştık. Bütün bu süreç hepimizin ömrünü aşan bir zaman içerisinde geldi geçiyor. Çözüm noktasında da çözecek olanda da neredeyse her kişiyi, kurumu ya da yöntemi söyledik, olmadı!

Aslında daha önce var olduğunu bildiğimiz ama her nasıl olduysa unuttuğumuz ya da kaybettiğimizi aradık. Memleketimizi, dünyayı olması gerektiği gibi bir yer yapabilmek için söyledik, yazdık, imkân oldu diğer mecralarda da ifade ettik. Siyasetin gündeminde hep yer almasını mümkün kıldık, olmadı!

Suçu tespit ettik, içimizde değildi dışarıdaydı ama bir o kadar iliklerimize işlemişti. İsimler verdik, zaman oldu İngiliz dedik Lawrence dedik, zaman oldu içimizdeki İrlandalıları işaret ettik. Öyle bir hal aldı ki neredeyse tüm bilgilere ulaştık, olmadı!

Yorulduk, kabullendik hatta alıştık, bırakalım böyle olsun dedik, öyle de yaptık gene olmadı!

Sahi her şey bu kadar ortadayken nasıl oluyordu da doğruyu yapamıyorduk, yapamıyoruz dedik başa dönüp ilkelerimizi hatta daha ileri gidip inançlarımızı sorguladık yeni bir başlangıç yapalım dedik, yaptık, olmadı!

İnsanlığın ekonomik ve sosyal gelişimini kaçırdık bütün bunlara rağmen Allah’ın (C.C.) merhametiyle aramızda saflığını kaybetmeyenler, umudunu yitirmeyenler, inancından ve ihlasından bir an şüphe duymayanlar sayesinde varlığımızı muhafaza ettik.

Açıkça ortaya çıktı ki, ölmüştük, uykudaydık ama yaşadığımızı zannettik ve bu zanna göre devam etmeye çalıştık. İlkesizliği, adaletsizliği, inançsızlığı ve liyakatsızlığı temel edinip üstüne tembelliği şiar edindik. Bu hale gelmişken ne olabilirdi ki, ama öyle bir zanna kapılmıştık ki her şey normal geliyordu ve işin ruhunu kaybettik. İtimadı, eminliği, dürüstlüğü ve iyiliği bal tutana, devletin malı denize, dünyayı sen mi kurtaracaksına, enayimisine hakkaniyeti adaletsizliğe çevirdik, öldük.

İşin ruhunu unuttuğumuz yetmedi maddesini bile yozlaştırdık, çirkinleştirdik. İşimizi doğru ve hakkıyla yapmamıştık çirkin ve faydasız kısır döngülerde üretimden uzaklaşmış yitip gitmiştik.

Dirilişe niyet ettiğimizde nereden başlayacağımızı aradık, hâlbuki o kadar açıktaki karşı konulmaz bir şiddetle içimizde sesleniyor. Olman gereken ancak yüreğini diriltirsen mümkün. Hiç kimse tek başına kurtulamıyor ama hesap herkesin kendine ve çok çetin. Kendin güzel olursan güzel bakarsın ve güzel görürsün. Kötüyü başka yerde aramaya gerek yok önce kendimize bakmalıyız. Her yaptığımız işi ne için yaptığımızı bir an bile unutmayacağız. Nasıl işlediğimizden hakkaniyet ölçüsünde önce kendimiz mutmain olacağız. Karşımızdakinin bizden emin olmasını sağlayacağız. Kötüyü örnek almayacağız, taşımayacağız. İşimizi hakkıyla yapacağız. Zerafeti hayatımızın parçası yapacağız. Haksızlığa adaletsizliğe karşı safımızı çok açık ortaya koyacağız. Haksızlığa karşı diliyle karşı gelmek âlimin işi, eliyle karşı gelmek kâmil devletin işi, işimizi en doğru ve iyi şekilde yaptıktan sonra buğz etmenin bireyin işi olduğunu unutmayacağız. Bütün bunları yaparken de mertliği bırakmayacağız. Çünkü Allah (C.C.) merttir ve mertleri sever. Asla kibre kapılmayacağız ve haddi aşmayacağız, acziyetimizi bilmek bizim için en doğru mihenktir, ayrılmayacağız. Kalbimiz dirilirse önce biz sonrasında ülkemiz dirilir, prangalarından kurtulur. Başka çare aramaya da gerek yoktur. Zanlarımızla değil hakikatle hareket edeceğiz. Ancak o zaman güzel olana kavuşacağız. Onun için Kültür diyoruz, bizi buluşturan ortak paydamızı oluşturan değerler bütünü olarak kültürün önemini burada tekrardan ele almaya çalışıyoruz. Başlayan süreçte buyrun diyoruz size gönlümüzü açıyoruz, hoş geldiniz.

“Ne zaman diriliz?

Mert olup, dünya için Allah (C.C.) demediğimiz zaman.”

 


  1. Tuncay

    28 Nisan

    Yazı çok etkileyici idi yazının başında yine başkalarına akıl verir bir yazı zannettim yazının sonuna doğru yazarın bir seyleri duzeltmenin başlangıçta kendini düzeltmekten geçtiğini belirtmesi ile açıkçası etkilendim.
    Doğru insan alemi kendi gibi bilir. Ben düzelirsem alem düzelir.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

INSTAGRAM
Bizi Tanıyın